Sertifikalı Tarım

Organik Sertifikamızı görüntülemek için lütfen burayı tıklayınız !

Organik tarım, iklim ve çevre dostu uygulamalar ile yüksek biyoçeşitlilik seviyeleri sağlayan, doğal kaynakları koruyan, doğal maddeler ve yöntemler ile üretilen ürünlerin günden güne artan tüketici talebi doğrultusunda yüksek hayvan refahı ve üretim standartlarının uygulanmasına özen gösteren kapsamlı bir tarım yönetimi ve gıda üretimi sistemi olarak tanımlanmaktadır. 

Organik tarım üreticileri, tüm girdileri sınırlamaya ve günlük rutin işlemlerinde çevre dostu tarım teknikleri kullanmaya eğilimlidirler. Örneğin, söz konusu toprak yönetimi ise, organik tarım üreticileri, toprağın besin değerlerini korumak için başlıca mahsul rotasyonu uygularlar. Çoğu zaman, organik tarım yasasında belirtilen miktarlarda organik gübre ve azot takviye eden azot bağlayıcı bakteriler kullanırlar.

Yabancı ot mücadelesi söz konusu olduğunda, organik tarım üreticileri malçlama, elle ot çıkarma ve toprak işleme gibi teknikleri tercih etmektedirler. Çoğunlukla, özellikle organik tarım için özel tasarlanmış ekipman kullanarak yabancı otları temizlerler. Organik tarım üreticileri, sentetik kimyasal madde kullanımını mümkün olduğunca kısıtlamaya çalışırlar. Bu nedenle, mahsul koruma tekniklerinde, haşereler için tuzaklar ve doğal avcılar gibi teknikler uygulayarak önlem almayı tercih ederler.

Organik tarım belgesi/sertifikası nasıl alınır?

Her ülkede organik tarım özel kanunlar ile tanımlanmaktadır ve ‘Organik’ teriminin ticari kullanımı devlet kontrolüne tabidir. Organik tarım üreticisi olarak sertifika alabilmek için her çiftçinin uyması gereken (ve kaçınması gereken) belirli adımlar vardır. Yasa dışı hafif bir uygulama bile organik tarımın sona ermesine neden olabilir.

Sertifikalı organik tarım üreticisi olmak istiyorsanız, bölgenizdeki yetkili organik tarım belgesi veren kuruluşlara başvurabilirsiniz. Organik tarım standartlarına uygun olmanız durumunda, belirli bir süre(örneğin, meyve ağacı yetiştiriciliğinde 3-4 yıl) sonra yetkililer belgenizi onaylayacaktır. Organik tarım kurallarını uygulayanlar, daha sonra ürünlerini “Sertifikalı Organik Ürün” olarak pazarlarlar ve resmi organik mührü ambalajlarında yer alır, bu da genellikle ürünleri daha yüksek fiyatta pazarlamaya yardımcı olur. 

Organik Tarım İlkeleri 

IFOAM (Uluslararası Organik Tarım Hareketleri Federasyonu) göre, Organik Tarım İlkeleri şunlardır:

Organik tarım, toprak, bitki, hayvan ve insan sağlığını bir bütün olarak sürdürmeli ve geliştirmelidir.

Organik tarım, ekolojik sisteme ve dönüşüme dayalı olarak, bu belirtilenleri taklit etmek ve sürdürülebilirliklerinin devamına yardımcı olmalıdır.

Organik tarım, çevre ve yaşam süreçlerinde adaleti sağlayan ilişkilere dayalı olmalıdır.

Organik tarım, mevcut ve gelecekteki nesillerin ve çevrenin sağlığını ve refahını korumak için ihtiyatlı ve sorumlu bir şekilde yönetilmelidir.

Organik tarımın amacı şunlardır:

Zirai ilaç kalıntılarından arındırılmış güvenli ve sağlıklı gıda üretimi.

Sürdürülebilir yönetim yoluyla çevrenin genel olarak korunması (toprak, su ve biyoçeşitliliği korumak).

Enerji ve doğal kaynakların sürdürülebilir kullanımı (su, toprak, organik madde gibi).

Toprak verimliliğinin ve biyolojik aktivitenin sürdürülmesi ve geliştirilmesi.

Çiftçileri zararlı kimyasallardan korumak. 

Hayvan sağlığı ve refahını sağlamak.

Organik ürünlerin üretim yöntemleri ve kontrolleri ile ilgili kurallar ve yasalar ülke yasalarına tabidir ve ülkeden ülkeye değişebilir.

Buna rağmen, bazı temel organik tarım uygulamaları ve yöntemleri şunlardır:

Organik tarımın örnek uygulamaları ve yöntemleri şunlardır:

Mahsul rotasyonu (yavaş yavaş toprak zayıflamasına neden olan mono kültür tarımdan kaçınma).

Yeşil gübre kullanmak.

Hayvansal gübre ve bitkisel atık kullanmak (kompost).

Organik maddelerin geri dönüşümü.

Alternatif bitki koruma (doğal avcılar) ve besleme ürünleri kullanmak.

Bölgenin özel koşullarına dayanıklı olan yerel bitki çeşitleri ve yerel hayvan ırkları kullanmak.

Yüksek standartlarda hayvan refahı sağlamak.

Genetiği Değiştirilmiş Organizmaların (GDO’lar) ve GDO’lar tarafından veya onlar ile üretilen ürünlerin kullanımından kaçınmak.

Organik Tarımın Genel Felsefesi

Genel bir felsefe olarak, potansiyel organik tarım üreticisinin kapalı bir doğal ekosistem (minimum girdi ve çıktı) konseptini tam olarak anlaması ve ekosistemde mevcut olan tüm sağlıklı bileşenleri kullanması gerekir. Bu, organik çiftliğin çok az derecede girdi ve çıktısı olduğu, ayrıca çoğu elementin geri dönüştürüldüğü ve sürdürülebilirliğin sağlandığı ayrı bir ekosistem olarak işlem görmesi demektir. Örneğin, organik bir zeytin arazisini yönettiğimizi varsayalım. Budama sonrası kesilmiş dalları tarladan dışarı çıkarmak veya yakmak yerine (genellikle geleneksel tarımda olduğu gibi), organik tarımda yaptığımız şey onları özel makinelerle ezmek ve talaşı zeytin bahçesine serpmektir. Bu işlem faydalı etkilere sahiptir, çünkü toprağa eklenen her 1000 kg ve % 50 nem içeren dalların, toprağa 4 kg azot, 0.5 kg fosfor, 4 kg potasyum, 5 kg kalsiyum ve 1 kg magnezyumun ilave ettikleri hesaplanmıştır (Amirante. Et al., 2002). Bu şekilde, organik tarımda kullanılmalarına izin verilmeyen çoğu kimyasal gübrelerin kullanımı ve gereksinimi azalır. Yani, mümkün oldukça en düşük girdi ve çıktılara sahip olan ve zeytin arazisinde bulunan malzemelerin geri dönüşümünü teşvik etmeye yöneliriz. Elbette, hastalık ya da zararlılar durumunda kesilmiş dalların organik bir zeytin bahçesinden derhal dışarı çıkarılması ve uzaklaştırılması gerekir.

Organik tarım arazisinde çevre kirliliğini anlamak ve önlemek 

Organik tarım arazisinin etrafında uygulanan bazı uygulamalar arazinin kirlenmesine neden olabilir. Örneğin, komşu arazide geleneksel tarım uygulanıyor ise, rüzgarlı bir günde püskürtme yöntemi ile uygulanan ilaçlama organik tarım arazisinin kirlenmesine neden olabilir. Fakat, ilaçlama yöntemi organik tarım arazisinin kirlenmesine neden olabilecek tek faktör değildir. Budama veya hasat sırasında bile, makine (örneğin makine yağı sızıntısı) kullanımı toprağı veya su kaynağını kirletme riskini artırmaktadır. Organik tarım üreticileri, arazinin kirlenmesine neden olabilecek riskleri dikkatlice değerlendirmeleri ve uygun önlemleri almaları gerekir. 

Komşu arazinin neden olabileceği pestisit kontaminasyonu riskini önlemek için, çiftçiler örneğin doğal çit bitkileri kullanırlar. Bu tür bitkiler, çiftçinin korumalı alan ortamı oluşturmasına ve pestisitlerin rüzgar yoluyla araziyi kirletmeleri riskini azaltmasına yardımcı olur. Ek olarak, dışarıdan araziye doğru akan yağmur suyunu arazi dışına yönlendirme ve pestisitlerin yağmur suyu ile araziyi kirtletmelerini önleyebilir. 

GDO’lar ayrıca organik tarımda kontamine neden olan faktörlerden biridir. Organik tarım uygulanacak arazilerin mahsul geçmişini incelemek oldukça önemlidir. Bu arazilerin GDO içermeyen bir mahsul geçmişi olması gerekir. Ayrıca, organik tarım üreticileri işlenmemiş tohum kullanabilirler. Buna ek olarak, tohumlar genetiği değiştirilmiş malzeme kullanımında faaliyette bulunmayan bir tüccardan tedarik edilmelidir. Son olarak, organik tarımda kullanılan araçların, buna taşıma ve depolama tesislerinde kullanılan araçlarında dahil olması ile birlikte, geleneksel tarım uygulayan çiftçiler tarafından kullanılmaması gerekir, aksi halde kontamime riskini arttırmış oluruz. Ancak, bu belirtilenler sadece bazı yaygın olarak kullanılan uygulamalardır ve kendi araştırmanızı yapmadığınız sürece önerilmemektedirler. Detaylı bilgi için yerel ve yetkili organik tarım sertifikası veren kuruluşlara danışabilirsiniz. 

Organik tarımda gübreleme teknikleri

Birçok kimyasal gübrelerin (örneğin, mineral azotlu gübreler) organik tarımda kullanılmalarına izin verilmez. İzin verilen tek gübre çeşitleri organik tarımda kullanımları onaylanmış olanlardır.

Ancak, toprağın verimliliği bitkilerin büyümesi için hayati önem taşır. Çoğunlukla azot, aynı zamanda fosfor ve potasyum bitkinin gelişme aşamalarında önemli olan temel elementlerdir. Geleneksel tarımda kullanılan gübrelerin kullanımı uygun olmadığı için, en uygun organik gübrelerin bazıları şunlardır: 

Yeşil Gübre

Yeşil gübre uygulaması, tarlaya tek yıllık veya çok yıllık bitki (yonca, fiğ) ekimi ile başlar. Bu yöntem toprağın verimliliğini ve toprak yapısını geliştirir. Toprağın su emme gücünü ve toprağın nem oranını arttırır. Bu yöntem aynı zamanda yabancı ot mücadelesinde de uygulanır. Çoğunlukla azot bağlayıcı bakterilerle yaşayan, öreneğin yonca, bakla, mercimek, lupin, bezelye, nohut gibi bitkiler kullanılmaktadır. Yulaf ve arpa gibi tahıllar da kullanılır. Bu bitkilerin (özellikle baklagillerin) önemli miktarda besin emmeleri nedeniyle, toprağa gömüldüklerin de ana bitkilere mevcut olan besinlerin miktarını arttırırlar. Üretici bu tekniği uygulamaya karar verirse, Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar kategorisine ait olmayan üreme materyali (tohum) kullanması gerekir.

Kompost 

Kompostlama, bakteri gibi belirli mikroorganizmaların organik maddeleri humusa dönüştürdüğü doğal bir işlemdir. Bu işlem tamamlandıktan sonra kompost üretilir. Kompost organik madde, besin ve eser elementlerin karışımından oluşur. Mükemmel toprak güçlendirme sonuçları veren doğal bir gübreleme yöntemidir. Ancak, uygulamadan önce yerel tarım uzmanınıza danışmanız gerekir.

Hayvansal Gübre

Organik tarımda uygulanan başka bir gübreleme tekniği hayvansal gübreleme kullanımıdır. Organik tarım çiftliklerde üretilen hayvansal gübre yaygın olarak kullanılır. İyi yanmış hayvansal gübre kullanılmalıdır ve bu gübre bitkilerin etrafına serpilir. Ancak, gübreleme uygulamadan önce yerel lisanslı tarım uzmanına danışmanız önerilir. Bazı çiftçiler ise, toprağın verimliliğini artırmak için ve aynı zamanda yabancı ot mücadelesi olarak toprak yüzeyini ölü bitki materyali ile kaplar. Bu yöntem malçlama olarak bilinir.

Topraksız tarım normalde organik tarım standartlarına uygun değildir. Topraksız tarım, üreticilerin bitki yetiştirmek için toprak kullanmadıkları bir tarım yöntemidir. Bu nedenle, bitkilerin kökleri özel besin çözeltisi içinde olur ve bitkiler bu şekilde gelişir. Çoğu ülkenin kanunlarına göre, organik tarım ürünleri toprakta yetiştirilmelidir. Fakat, Birleşik Devletlerde son zamanlarda bazı topraksız tarım ürünleri organik tarım ürünü olarak onaylanmaktadırlar.

Organik Tarımda Bitki Koruma ve Yabancı Ot Mücadelesi 

Organik tarımda, kimyasal tarım pestisitleri, fungisitleri, herbisitleri gibi ilaçların kullanımına izin verilmemektedir. Çevre dostu yaklaşımlar haşere ve hastalık salgınlarını önleyebilir.

Zararlılardan, hastalıklardan veya yabancı otlardan kaynaklanabilen zararı önlemenin temeli şunlara bağlıdır: 

Doğal avcı kullanmak (örneğin uğur böceği).

Dayanıklı tür ve çeşitler seçmek.

Mahsul rotasyonu.

Örneğin ağaç yetiştiriciliğinde uygun budama gibi uygun yetiştirme teknikleri uygulamak.

Ana mahsulün ile belirli bitkilerin (örneğin fiğ) ekimini yapmak. Bazı bitkiler (fiğ ve bazı Trifolium türleri gibi) yabancı otların gelişmesini doğal olarak engeldikleri için ünlüdürler.

Ek olarak, çiftçiler zararlıları önleyen ve toprak sağlığını geliştiren ekim zamanlarını seçebilirler. Hastalıklardan arınmış tohum ve tarım malzemeleri de gereklidir. Genel olarak, organik tarım üreticilerine, yerel koşullarda iyi performans gösteren yerel tohumları veya türleri seçmeleri önerilir.

Organik Hayvancılık

Organik hayvancılık uygulamalarının amacı, çevre dostu yöntemler ile yüksek yaşam standartlarına sahip sağlıklı hayvanlar yetiştirmektir. Bu, yüksek kalitede hayvansal ürünlerin üretimi ile sonuçlanırken, aynı zamanda çiftçiler hayvan refahı standartlarına uyum göstermektedirler. Organik hayvancılık, bazı özel kurallara kesinlikle uymak anlamına gelir. Bu kurallar, hayvanların itibarını, refahını ve beslenme ihtiyaçlarını korurken, aynı zamanda tüketici güvenini ve tercihini de sağlar.

Tüm bu talepleri karşılamak için organik hayvanların sadece organik tarım çiftliklerinde doğup büyütülmeleri ve organik yem yemeleri gerekir. Bu, yemin içerdiği tüm bileşenlerin organik olması gerektiği anlamına gelir. Ayrıca, birçok organik tarım çiftçisi, yemlerin %100 organik olduğundan emin olmak için yem bitkilerini kendileri yetiştirmektedir.

Çiftçiler, yerel koşullara uyum sağlayabilen sağlıklı ırklar seçmelidir. Bu nedenle çoğu zaman, sadece yerli türleri seçerler. Hayvan refahını optimum seviyede tutmak çok önemlidir. Bunun gerçekleşebilmesi için, çalışan personelin hayvan sağlığı ve güvenliğini sağlamak için temel bilgi ve becerilere sahip olması gerekir. Çoğu zaman, hayvanların kafes veya kutuların içinde yaşamalarına izin verilmez. Hayvanların ahır dışına çıkabilmesi ve meraya istedikleri zaman  ulaşabilmeleri oldukça önemlidir. Kanatlı hayvanların, yaşamlarının büyük bir bölümünü açık alanda geçirmeleri önemlidir. Organik tarımda, bazı hayvanlar, vahşi doğada olduğu gibi toplum halinde yaşamalıdırlar. Bu, korunması gerekli olmadığı sürece, kısıtlanmalarına veya izole edilmelerine izin verilmez. Ancak bu durumda bile, izolasyon sadece sınırlı bir süre içinde yapılmalıdır. 

Organik hayvancılıkta hormonlar, büyüme faktörleri ve sentetik amino asitler gibi maddelerin kullanımına çoğunlukla izin verilmez. Örneğin, geleneksel hayvancılıkta, üreticiler hayvanların üreme hızını arttırmak için destekleyici hormon kullanabilirler. Bu teknik, hayvanlara uygulanan sağlık tedavisinin bir parçası olmadığı sürece organik tarımda uygulanması yasaktır. Böyle bir durumda, canlı hayvan, saman veya özel madde ile donatılmış, yeterince büyük bir alanda izole edilir. Detaylı bilgi için yerel ve yetkili organik tarım sertifikası veren kuruluşlara danışabilirsiniz. 

Organik Arıcılık 

Organik arıcılık, organik hayvancılıktan daha zor olabilir. Arılar gibi uçan canlıları kontrol etmek zordur, dolayısıyla nektarı geleneksel tarım uygulanan araziden toplamalarını önleyemeyiz. Buna rağmen, böyle bir olasılığı azaltmak için bir arıcının yapması gereken bazı şeyler vardır.

Başlangıç olarak, organik arıcılar, arı kovanlarını organik mahsullerden elde edilen nektar ve polen kaynakları sağlayan alanlara yerleştirmeleri gerektiğini bilmelidirler. Bu şekilde, kontaminasyon riski aza indirilir. Ek besin tedariğine ihtiyaç olursa (sadece arı kovanının sağlığı doğal kaynakların eksikliği nedeniyle tehlike altında ise), arılar organik yem ile (organik bal veya şeker) beslenmelidirler.

Sezon sonunda, arı kovanlarını kışlatma için kovanlarda bal ve polen bulundurmak gerekir. Ek olarak, bal sağımı sırasında sentetik arı kovucu maddeler kullanımına izin verilmemektedir. Arı hastalıkları tedavisinde kullanılan çoğu kimyasal madde yasaktır. Varroa gibi ender durumlarda kullanılmalarına izin verilen belirli maddelerde vardır (organik arıcılıkta kullanımı onaylı olanlar).(wikifarmer) 

 

banner
banner
banner
Kapıda Ödeme Kolaylığı
Kolay İade & Değişim
Güvenli Alışveriş
Hızlı Kargo

Niçin beslenmede organik gıda önemli?

"Günümüzde, dünya gıda endüstrisinde, bir yıl içinde binlerce çeşit ve milyonlarca ton katkı maddesi kullanılıyor. Hazır gıdaları tüketmekte sakınca görmeyen bir insan her gün yaklaşık 2000 çeşit katkı maddesi tüketiyor: Tatlandırıcı, tat verici, kıvam koruyucu, kıvam artırıcı, renk koruyucu, beyazlatıcı, bozulmayı önleyici, nem tutucu, boya, aroma vs..."
- Dr.Aidin Salih / Gerçek Tıp Kitabı

Sepetinizde ürün bulunmamaktadır